Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Futbol Federasyonu İşbirliğiyle Futbol Kulüpleri Yöneticilerini Kontrol Altına Alma Çabası


GENEL

96 Görüntülenme

16 Ocak 2019

Paylaş :

Ülkemizde geçtiğimiz yılın sonlarına doğru etkisini artıran ekonomik sıkıntıların gündemimizde sıkça yer almasından etkilenerek bu konuda yapılan yanlışları kendimce futbol kulüplerinin yaptığı transferlerin altında yatan döviz krizi ile konu edinmeye çalıştım. O yazımda da belirttiğim üzere futbol kulüplerinin bir denetim altına girmesi taraftarıydım ve şuan konuşulan gelişmelerden de memnun olduğu söyleyebilirim.

Özellikle spor alanında orantısız ilgimiz sonucunda diğer spor dallarından sıyrılan futbol kategorisinde genel olarak yapılan harcamalar ve borçlanmalar son dönemde iyice kontrolden çıkmasına karşılık Türkiye Futbol Federasyonu ve Türkiye Bankalar Birliği ortak çalışması neticesinde daha sağlıklı şartlarda spor faaliyetleri yürütülmesi hedeflenmektedir. Aslında bu çalışma ülkemizin ekonomi konusunda ilgili bakanlığı kontrolünde gerçekleşeceğini de düşünmekteyim. İlgili bakanlığın vermiş olduğu yetkiler neticesinde de bu iki kurum süreci devam ettireceğini umuyorum. Çünkü bu gidişata bir dur denilmesi gerekiyordu; bir nevi geç kalınmış bir davranış olarak ta değerlendirebiliriz. Futbol kulüplerinde sürekli değişen yönetimler sayesinde evvelden gelen borçlara müdahale edemeden yeni bir yönetim gelmesi sonucunda yüklü miktarda borçlanmaya gidilmiştir. 

Özellikle bu borçlanma sayesinde spor faaliyetlerinin ekonomik baskıların altında sağlıklı şartlarda yapılamamasına sebep omaktadır. Bunun sonucunda kulüpten alacakları yüzünden mahkemeye giden futbolcular, sözleşmesi fesih edilen teknik direktörlerin yüklü tazminatları ve altyapının beklediği yatırımların yapılamaması gibi konular haberlerde karşımıza çıkmaktadır. Bu yeni tasarlanan süreç ile artık kulüp yöneticilerinin maddi karar mekanizması kısıtlanacak, kulüpler bankalar aracılığıyla maddi yükü hafifletilip ödemeler ertelenecek ve bu sayede kulüplerin sadece faizlerini ödeyip ertelediği borçlarının anaparasını ödeyerek borçlarını azaltacak duruma getirilmesi amaçlanmaktadır.

Bu süreçten tam olarak sonuç alınabilmesi yine 3-4 yıl gibi  bir süreden önce imkansız olduğunu  düşünüyorum. Ama bu süreç sonrasında kulüpler gereksiz yüklü bonservis ücretleri ile oyuncu transflerini tercih etmeden kendi altyapılarından oyuncular ile takımlarını oluşturacaklardır. Bu sayede milli takımımızda başarısında istikrar yakalanacak ve bunun yanında yurtdışında daha fazla genç yeteneğimizin yer alması sağlanacağını düşünüyorum.

Ülkemizde örnek olacak kulüp yöneticileri arasında 2017 yılında vefat eden İlhan Cavcav yer almaktaydı. Kulübün maddi giderlerini kontrol altında tutmanın yanında birçok futbolcu yetiştirip büyük kulüplere satılmasını sağlamıştır. Bu sayede yurtdışına giden büyük miktarda döviz maliyetinin de önüne geçilmekteydi. Ayrıca ülkemizdeki futbol kulüplerinde genel olarak kısa zamanda yüksek verim alma düşüncesi yüzünden çoğu gelecek vaat eden kariyer sahibi futbolcular ile daha ilk sezon arasında yollar ayrılıyor. Gönderdiğimiz futbolcuların ardından da yıllarca garanti ücretlerini yatırıp iyice maddi çıkmaza girilmektedir. Dört büyük kulübün bile şuan sözleşmesini fesih etmiş ama hala ücretini ödediği birçok futbolcu vardır. Maddi olarak kötü gidişatı tersine çevirmek çok zorlu bir süreçtir. İlk önce var olan düzeni iyileştirip sonrasında geçmişte yapılan hataları telafi etmek gerekir. Bu telafi sürecinin yanında içinde bulunduğu dönemde de yine maddi dengeleri koruyup başarı elde etme çabası çok gayret isteyen bir iştir. Tüm bunları da bir dönem yönetilip sonrasında yeni bir yönetim kurulu ile devam edilen kulüplerin gerçekleştirmesini de imkansız görüyorum.

Yorumlar

Yorum bulunamadı.

Yorum Yap