Masa Başı İş


GENEL

73 Görüntülenme

18 Nisan 2019

Paylaş :

Çevremizde önyargıların yaşama felsefesinin önüne geçtiği insanlar ile oluştuğu bir ortamda aslında yaşam kalitesi yüksek, eğitimi sırf diploma için değil kendi kişisel gelişimi için alan, çevresindekilere sevgi saygısı olan bir birey değil de onlarca kabul görülen  şartlarda olmak zorunluluğu doğmaktadır. Bu zorunluluklar neler mesela? Örneğin şirket içerisinde vasıfları  ne olursa olsun bir bankada çalışması, havayolu  şirketlerinde çalışması, otomotiv imalat şirketlerinde çalışması gerekiyor onların nezdinde. Yani orada küçümsemek  asla haddime değil sadece veri girişi yapan bir kişi dahi olsanız bu şirketlerden  birinde çalışmanız onların masa başı iş şartını sağlamış  olursunuz.  Yani o şirkette kariyeriniz olumlu mu ilerler olumsuz mu ilerler ya da o şirkette çalışmaktan mutlu musunuz mutsuz musunuz tüm bu soruların cevabı umurlarında bile değil. Onların o saçma düşüncelerine  göre insanın o akıl almaz imkanları ve hayatın muhteşem firsatlarından yararlanmak bir yana asgari ücret alıp o şirketlerden emekli olana kadar çalışıp her günü aynı olan bir yaşam onlarca kabul görmektedir.

Ve bu kişiler insanı öyle bir duruma mecbur kılıyor ki insan bir zaman sonra hep kendisini çevresindekilere  kanıtlama ve onlardan geçer not alma kalıbına sokmaktadır. Yani kendi kariyeri veya sosyal yaşamını sürdürmek yerine hep dışarı bağımlı yaşamaya başliyor insan. Bu bir insan için yaşanılası en güç en içinden çıkılmaz bir durumdur. 

Ayrıca masa başı iş dışında mesela futbolcu olmanız veya ticaret ile uğraşıyor olmanız da onlar için pek geçerli değil. Masa başı işı olan birinden daha fazla geliriniz olup bunun üzerine onların ömürleri boyunca ulaşamayacağı değerde bir araç satın alınınca o araçta ya kiralık olur ya pert durumuna düşürülür ya da krediyle alınmış yarın işten çıkınca banka elinden alacak zaten durumuna düşer.

Bırakın o fikriniz size kalsın. Kim hangi işte kendini mutlu hissediyorsa o işte çalışsın. Bu önyargılar yarın bir gün kendinize zararı  olacağını da geç te olsa anlayın. 

Bunun dışında bir de beni oldukça rahatsız eden bir toplulukla insanları kendi insani degeri dışında isminden gelen sıfatlarıyla değerlendirmek. Yönetim bilişim sistemi Murat, lisans mezunu Murat, masa başı işi olan Murat, evi olan Murat, arabası olan Murat .... Böyle uzayıp giden sıfatlar onlara göre insanı değerlendirme ölçütü oluyor. Halbuki  çevresindekilere bakış açısı,  kendi gelişimi için aldığı eğitim ( diploma için değil; diploma kalkıp sabah işe gidip ay sonunda maaş almıyor!!!!!!!! ), çevresindeki arkadaşları ile ilişkileri, bir amaç uğruna vakit harcaması ve mesleğini en iyi şekilde icra ediyor olması. 

Ondan sonra aile bu düşünce zorbaliklarina ister istemez etkilenip çocuğunu onların kabul gördüğü şekilde olmasını sağlıyorlar. Ondan sonra, Allah herkesin büyüğünü sağlıklı ömürler nasip etsin, anne baba vefat edince  yeni dogmus ve annesi tarafından terk edilmiş kedi yavrusu gibi ortada kalıyor. Bu ortada kalma durumu 30 yaşında da olsa 40 yaşında da olsa 50 yaşında da olsa değişmiyor ve o kotu sonu yaşıyorlar. 

Onun için insanları sıfatları  ile değil bir insan olarak sadece insanı değerleri ile değerlendirin  lütfen.

Üniversite yıllarımın geçtiği Kırklareli'ne gidiş yolunda sizlerle bu düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Yorumlar

Yorum bulunamadı.

Yorum Yap