31 Mart İle 1 Nisan Gününün İsimleri Dışında Farkı Var Mı


GENEL

110 Görüntülenme

01 Nisan 2019

Paylaş :

2019 yerel seçimleri hem dijital mecrada olsun hem her gün izlediğimiz televizyon kanallarında olsun hem metroda seyahat ederken şahit olduğumuz muhabbetlerde olsun, hem metrobüste kendimizce başkanını belirlediğimiz ilçeler olsun her an her dakika seçimin olacağından haberimiz vardı. Eğer yoksa da gerçekten biyolojik yaşam belirtilerimiz dışında gerçekten sosyal bir birey olarak yaşamadığımızı bilmemiz gerekir. Bu kadar agresif bir giriş yapma sebebim de seçim günü müşahit olarak her dakika olan bitene şahit biri olarak bunun dışında görevli olduğum sandığın 340 seçmeninden 80 - 90 kişi arasında oy kullanmaya zahmet etmeyen kişi olmasıdır.

Düğün, kutlama, açılış törenlerinde bir araya gelindiğinde özellikle siyasi muhabbetlerde söz hakkı verilmeyince deliye dönen abilerimiz, ablalarımız pazar günü 1 saatini ayırıp kendisine ayrılan seçme hakkını kullanmadı. Genelde ünivearsite sınavlarına hazırlık yapan kişiler daha iyi bilir; testi çözdükten sonra hemen sonrasında cevaplarını kontrol ederken bazı kitaplarda 'Eğer cevabınız yanlış ise konuyu tekrar gözden geçirin!' uyarısını kullanır. Ben de bu sınavımız sonrasında oy kullanma sorumluluğunu yerine getirmeyenler için 'Eğer zahmet edip oy kullanmadıysanız, sorumluluk bilincinizi gözden geçiriniz!' uyarısı yapma mecburiyetini kendimde hissediyorum. Bu uyarım sağlık sorunları veya zorunlu ulaşım sorunları yüzünden oy kullanmayanlar için değil; o kişiler özellikle bu söz edilen konuyu kendileri adına almamalarını rica ederim.

Sabah 08:00'de başlayan sınavımız 18:00'da son buldu. Bu süreçte görevli birisi olarak her şeyi gözlemleme şansım oldu. Bunlardan birincisi markette çalıştığım dönemlerde market kampanyalarını hazırlanan dergiler aracılığıyla müşterilere ulaştırırdık. Bu durum özellikle okul çıkışlarında birden fazla market çalışanı tarafından elden dağıtımı yapılarak etkileşim oranı artırılmaktaydı. Bu tecrübemden sonra bugün okul bahçesinde olmasa da okul sınırları dışında muhtar adayı yakınlarının oy pusulasını zorla gelenlere tutuşturması beni maziye götürmedi değil. Sanki o gelen kişilere market indirimini haberdar etmek için zorla bir şeyler uzatılıyordu. Neden bu duruma YSK (Yüksek Seçim Kurulu)  tarafından el atılmıyor? Neden daha modern yöntemlere geçemiyoruz? Gerçekten istenmeyen bir kalabalık arasından geçerek oy kullanacağı yere gelen seçmenler durumdan bir hayli rahatsız olduğunu surat ifadelerinden anlamak çok zor olmadı.

Bu rahatsızlığın yanında çok çok merak ettiğim durum neden muhtarlık oy pusulasının bir standardı yok?  "bir standardı yok" kelimelerini özellikle belirgin yaptım çünkü benim mahallemde 6 muhtarın sadece 3 tanesi birbirine yakın görünümü vardı. Bir tanesi dikey tasarımı yapılmış, bir tanesinde çerçeve içerisinde muhtar ve azalarının ismi varken, diğer muhtar adayının ismi diğer muhtar adaylarına göre daha kalın yazılmış. Bilişimci biri olarak yazı tiplerinden hiç bahsetmiyorum bile. Eğer seçim çalışmasını bilinçaltı yöntemler ile yürüten bir aday, ay kararsız olan tüm seçmenlerinin oyunu rahatlıkla alabilir. Seçim çalışmalarının başladığı ilk günden itibaren sürekli tercih edilme iç güdülerini tetikleyecek yazı fontunda çalışmalar yapıp seçim günü de bu çalışmasını destekleyecek bir fontta oy pusulası bastırarak son güne kadar kararsız olan tüm adaylarının oyunu alacağını düşünüyorum.

Ayrıca bu oy kullanma süreçlerinde 240 250 kişilik zarftan 20 30 tane muhtar adayı oy pusulası ayrı konulduğu için unutan seçmen oldu. Neden insanları o günün telaşı yüzünden tam olarak kendisini yönetecek kişiyi seçmesine engel olmaktayız anlamış değilim. Bunun dışında bu seçimde seçmenleri için muhtar adaylarının servis aracı görevlendirmesi gerçekten kutlanması gereken bir davranıştır.

Oy kullanma esnasında ise muhtar adaylarının her sandık için sınıf kapısında bekleyen ekip arkadaşlarında ise durum çok farklıydı. Gözlemlediğim kadarıyla muhtar adaylarının verdiği görevi yapmaktan çok nasıl tatsızlık çıkartırım, nasıl kavga ortamı yaratırım düşüncesini son damlasına kadar yaşamaktaydılar. Tabii bu durum neden kaynaklandığı söylememe gerek yok. Bu konuda herhangi bir hukuki yaptırım olmadığı için mahallemizde ufak çaplı kavgaların dışında birinin hayatını kaybedeceği kadar büyük bir kavga yaşanmadı. Biz tabii ki şanslı mahalleler arasındaydık ama Malatya'da muhtar adayları arasında çıkan kavgada 2 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu konuda güvenlik güçleri ne kadar müdahale etse de adaylarının tarafları bilinçli olması gerektiğini bu 2 canın aramızdan ayrılması ile ANLAMIŞ OLMAMIZ GEREKİR. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dilerim. O adayların çevresindeki kişiler 1 Nisan'da yine o rakip olduğunuz kişiler ile aynı mahalleyi paylaşacaksınız. Bunun bilincinde bir seçim günü olması hiçbir tatsızlığa sebep olmayacağı düşüncesindeyim.

Bu muhtar adaylarının yakınları hakkındaki görüşlerim sonrasında müşahit seçim günü nasıl davranmalı, hakları nelerdir onu hep beraber öğrenelim:

  • Her müşahit, müşahit kartıyla erken saatlerden itibaren binaya girme hakkına sahiptir. Görevliye müşahit kartınızı gösterin. İçeri alınmıyorsanız avukatlardan veya bina sorumlularından destek alın. Bunun yasal hakkınız olduğunu unutmayın.
  • Sınıf içinde bulunmak yasal hakkınız. Herhangi bir sorun çıktığında sandık başkanına müşahit kartınızı gösterin ve haklarınızı hatırlatın.
  • Müşahitler oyların sayımı ve dökümü esnasında sandığı gözlemleme gerektiğinde düzeltme hakkına sahiptir.
  • Sayım bittikten sonra itiraz olması halinde oylar tekrar sayılır. İkinci sonuçlar ilkiyle aynı değilde üçüncü defa tek bir kişi tarafından yapılır.
  • Sonuçlar belirlendikten sonra ıslak imzalı tutanak almak müşahidin yasal hakkıdır. Müşahide verilecek tutanağın tüm sandık kurulu üyelerince imzalanmış ve diğer tutanaklarla aynı şekilde doldurulmuş olması gerekmektedir.
  • Müşahitler; tutanaklar, oy pusulaları, zarflar ve diğer araç gereçler bir torbaya konulup İlçe Seçim Kurulu'na götürülmek üzere mühürlendiğinde sandık kurulunda 3 kişi ile birlikte araçta yer varsa İlçe Seçim Kurulu'na kadar gidebilir ve torbayı gözlemleyebilirler. Eğer araçta yer yoksa kendi araçlarıyla taşınmasını sağlayabilirler.

Şimdi seçim sırasında müşahit olarak görevli durumunda olduğum sürece tecrübelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Yukarıda da okumuş olduğunuz gibi müşahit salon başkanı ile sandık olduğu sınıfa girebilir veya gerektiğinde seçim kabinlerini denetleyebilir. Ama dün öyle bir durum ile karşılaşıldı ki mahallemizde seçim ile görevli 4 5 okulda her salon başkanı kendine has kurallar ürettiğine şahit oldum. Kimi salon başkanı müşahit eşliğinde kontrolünü gerçekleştirirken kimi salon başkanı sınıf içerisine almayıp denetimi kendi sağladığı kimi salon başkanı da seçim kabinine girilmesini engellediğini gördüm. Bu durumla karşılaşmamızın tek sebebi bizim her gittiğimiz yerde kendi kurallarımızı çevremize benimsetme çabamızdır. Genelde bulunduğu ortamda yetki sahibi ise bu durum kendini daha belirgin göstermektedir. Biz kendi kurallarımızı değil orada bulunma sebebimizi içeren kurallara uymak zorundayız. Biz ne o gün oyun oynamak için ordaydık ne de önemsenmeyecek bir sebep için. Biz, bize hizmet edecek kişileri seçmek için orada bulunmamız gerekir. İnşallah bundan sonraki süreçte bu yazım bir şeylere vesile olur da daha bilinçli bir şekilde sandık başına gideriz. En azından vakit ayırıp bu yazıyı okuyan kişilere bu durumu aktarabildiğimi düşünmek beni mutlu etmektedir.

Ayrıca bazı nedenlerden dolayı partisi olan CHP'den istifa edip bağımsız aday olan Kırklareli Belediye Başkan adayı Mehmet Siyam KESİMOĞLU eski partisini de geride bırakaral bu yerel seçimlerde tek başına bağımsız belediye başkanı seçilmiştir. Gerek Atatürk Evi olsun, gerek şehirdeki Yayla Parkı olsun turistik değer taşıyan noktalara yatırımlar yaparak şehire ziyaretçi gelmesini sağlamasının yanında birçok hizmeti bulunan bu emektar başkanı kutlarım.

Başlıkta da belirttiğim üzere benim gözlemlediğim kadarıyla 31 Mart ile 1 Nisan arasında isim farkları dışında hiçbir fark olmadığını gördüm. Bu denli önemli günlere, aktivitelere gerekli önem ve hassasiyet verilmelidir.

2019 yerel seçimleri sırasında bir ilki daha yaşadık. Eskiden cadde ve sokaklarda bizi rahatsız edecek düzeye gelen seçim anonslarının yerini sosyal medyadaki reklam alanları, Youtube video paylaşım platformunda yer alan reklamlarda aslında artık dijitalleşmenin tümüyle hayatımıza girdiğini görmekteyiz. Bu yerel seçimler sonrası devamı gelecek olan dijital mecradaki seçim çalışmalarına artık daha çok rast geleceğimizi söylemeliyim. Bunun dışında özellikle Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım adına kötülemek amaçlı reklam yayınları da gözümden kaçmadı değil. Teknolojik anlamda eleştiriden doğacak tepkiyi kendi lehine çeviren bir süreç izlendiği görüşündeyim. 

Bu seçim itibariyle şuan yeniden sayım ve geçersiz oyların yeniden sayılacağı bilgisi dahilinde CHP adayı Ekrem İMAMOĞLU'nun dünyanın gözbebeği İstanbul'un yeni belediye başkanı olduğu ve başkentimiz olan Ankara'nın da yeni belediye başkanı Mansur YAVAŞ ile bizi yeni bir hizmet anlayışı bekliyor. Ayrıca sosyal medyada 1 Nisan şakası diye nitelendirilen AK Parti adayı Binali YILDIRIM ise gayri resmi sonuçlar ile teşekkür metni olan fotoğrafının paylaşıldığı yönünde bilgilere şahit oldum ama bu fotoğrafın kendi resmi sayfası dışında açılmış bir hesaptan paylaşıldığını tespit ettim ama "İstanbul bizi tercih etti!" açıklaması ile kendi resmi hesabından paylaşım yaptığını gördüm. Bakalım bizi nasıl bir sonuç bekliyor. 

Yorumlar

Yorum bulunamadı.

Yorum Yap